Dünyanın bu en kalabalık ikinci ülkesinde Delhi-Agra-Jaipur kentlerinden oluşan altın üçgen, tam anlamıyla görülmeye değer. Mahatma Gandhi’nin anıt mezarı için Delhi’yi, Şah Cihan’ın aşkını ölümsüz kılan Agra’yı ve pembe şehir Jaıpur’u dünya gözüyle görmek büyük keyif.!

 

3

Image 6 of 6

KARMAŞA fakirlik, açlık çok yüksek seviyelerde olsa da kendinizi son derece güvende ve rahat hissedebildiğiniz bir ülke Hindistan.
Görmeniz gereken yerlerin başında gelen Red Fort (nam-ı diğer Kırmızı Kale), Yamuna Nehri’nin batı tarafında, Şah Cihan tarafından bir kraliyet ikametgahı ve resmi kompleks olarak inşa ettirilmiş. Red Fort’un hemen karşısında ise Delhi’de alışveriş dendiğinde akla ilk gelecek yer Chandni Chowk yer alıyor. Yüzlerce toptancının bulunduğu ve Eski Delhi ticaretinin kalbinin attığı yer burası. Örneğin gümüş takılar, şekerlemeler ve el sanatlarının en güzel örneklerini Chandni Chowk’ta bulabilirsiniz. Eski Delhi’de yer alan, Hindistan’ın en büyük ve en etkileyici camisi Jama Mescit’e de mutlaka uğrayın. Profesyonel fotoğraf makinenizle içeri girmek isterseniz yaklaşık 5 USD gibi bir rakamı, makbuz karşılığı ödemeniz gerekiyor. Bu parayı ödemek istemezseniz, makineleriniz emanete alınıyor ve çıkışta size iade ediliyor. Şah Cihan tarafından 1651 yılında inşa ettirilen Jama Mescit’te Cuma günleri yaklaşık 200 bin Müslüman aynı anda namaz kılabiliyor. Bu arada Jama Mescid’in anlamı da “Cemaat Camii”... Qutub Minar da Delhi’nin etkileyici ve önemli eserlerinden biri. 1199 yılında yaptırılmış olan bu şaheser, yanı başındaki caminin minaresi olarak insanlara ezan okumak maksadıyla da hizmet etmiş. Delhi’ye kadar gelmişken, Mahatma Ghandi anıt mezarını da ziyaret edebilirsiniz. Bahai Tapınağı da son derece enteresan bir bina… Lotus çiçeğini tasvir eden bembeyaz bir mermerden yapılan bu tapınak, bahçesindeki havuzla alışılmış tapınak-ibadethaneler arasında kendine ilginç bir yer edinmiş. Hangi dine mensup olursanız olun, sessiz olmak kaydıyla içeride istediğiniz şekilde ibadette bulunup dua edebiliyorsunuz. Tam da bütün dinleri kucakladıklarını söyleyen Bahai’lerin tapınağına yakışan bir güzelllik ve o anları seyretmek bile büyük bir ayrıcalık…

 

Yazı: Hülya Özkar